BEYAZ MÜZAYEDE’DEN ÖNEMLİ DUYURU

TÜRKİYE’NİN EN SAYGIN GAZETELERİNDEN BİRİNDE BASIN MESLEK İLKELERİ İLE BAĞDAŞMAYAN MANŞET HABER…

Türkiye’nin en saygın gazetelerinden birinde 20 Haziran 2019 Perşembe günü hakkımızda gerçekle bağdaşmayan ifadeler içeren bir manşet haber yapılmış olması nedeniyle Şirket’imiz bu duyuruyu yapmak ihtiyacını duymuştur.

12 Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirdiğimiz 4. Beyaz Özel Koleksiyonlar Müzayedesi’nde satışa sunulmak üzere bir müşteri tarafından tarafımıza teslim edilen bir tablo, müzayede kataloğu basıldıktan sonra 3 ayrı müze uzmanları tarafından yapılan incelemede (her müzayede öncesi katalog basıldıktan sonra 3 ayrı müze uzmanları tarafından yapılan mutad inceleme) Ankara Resim Heykel Müzesi’nden çalınan bir eser olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettişi Şirketimizi arayarak bu eserin müzayede kapsamından çıkarılmasını ve esere el konulmasını talep etmiştir. Kültür Bakanlığı’nın talebi üzerine, Şirketimiz derhal sözkonusu tabloyu müzayede kapsamından çıkartmış, ve 8 Mayıs 2015 tarihinde noter marifeti ile eser sahibine muhatab olarak ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bilgi için sözkonusu tablonun müzayede kapsamından çıkarıldığını ihbaren bildirilmiştir.26 Haziran 2015 tarihli yazısında, Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettişi yazılı olarak “ … söz konusu eserin hali hazırda Şirket’imizde muhafaza edilip edilmediğini, ediliyorsa hangi adreste muhafaza edildiği”ni sormuştur. Şirket’imizin 15 Temmuz 2015 tarihli cevap yazısında, tablonun nezdimizde muhafaza edildiği Nişantaşı adresi açık adres olarak bildirilmiştir. Daha sonra yapılan telefon görüşmelerinde, Kültür Bakanlığı müfettişi tarafımıza muhafaza ediyor olduğumuz eserin nereye teslim edileceğini bildireceklerini söylemiş, ancak daha sonra böyle bir bildirim yapılmamıştır. Bu yazışmalar ve görüşmeler üzerinden 4 seneye yakın bir süre geçtikten sonra 29 Mayıs 2019 tarihinde tabloyu muhafaza ettiğimizi bildirdiğimiz Şirket adresine 6 kişilik bir polis ekibi gelmiş ve sözkonusu eser ile ilgili savcılıktan arama emri olduğunu söylemişlerdir. 2015 yılında noter kanalı ile eserin müzayede kapsamı dışına çıkarıldığını ve eseri muhafaza ettiğimiz yeri Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yazılı olarak bildirmiş olmamıza rağmen, tarafımıza sözkonusu eserin nereye teslim edileceğini bildirmek yerine arama emri ile polis ekibinin gelmesi bizleri de şaşırtmış olup, bunu Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Savcılık arasında iletişimde bir yanlış anlamadan kaynaklanmış olabileceğini düşündük. Ancak sonuçta, Kültür ve Turizm Bakanlığına 2015 yılında yazılı olarak muhafaza yerini bildirmiş olduğumuz sözkonusu eseri gelen polis ekibi bildirmiş olduğumuz muhafaza adresinde teslim almıştır.

Hal böyleyken, yukarıda bahsettiğimiz üzere, Türkiye’nin en saygın gazelerinden biri “EN ARSIZ HIRSIZLIK” başlığı altında sözkonusu tablonun ünlü müzayede şirketlerinden birinin kasasında ele geçirildiğini yazarak, Şirket’imizin arsız bir hırsızlık yaptığını ima etmiştir. Öncelikle, polis ekibi sözkonusu tabloyu şirket kasasında ele geçirme gibi bir olay hiç vuku bulmamıştır, zaten bahsi geçen şirketin yönetim katında muhasebe bölümünde bulunan kasa bu tabloyu içine alabilecek bir boyutta dahi değildir. Sözkonusu tablo yönetici katında değil, Şirket’imizin aynı binada faaliyet gösterdiği 3 kattan Şirket’imize emanet edilen tabloları muhafaza ettiği binanın ikinci katında polis ekibi tarafından teslim alınmıştır, kısacası sözkonusu tablo hiçbir yerde saklanmış veya gizlenmiş olmayıp, polis ekibi teslim alana kadar Şirket’imizin 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirdiği adreste muhafaza edilmiştir. 2015 yılında sözkonusu tabloyu müzayede’den çektiğimizi, muhafazaya aldığımızı ve muhafaza adresini yazılı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirmiş olmamıza rağmen, sözkonusu gazetenin “Kültür Bakanlığı müfettişlerinin durumu fark ettiği, tablonun iade edilmesini istediği, ancak Şirket’imizin ‘Tablo Elimizde Değil’ dediği” gibi asılsız bir habere manşetten yer vermesi anlaşılır bir şey değildir. Ne kasıt ve amaçla Şirket’imizin itibarını zedeleyen arsız yalan haberlerin sözkonusu gazetede haber yapıldığını anlamamakla birlikte, ülkemizin bu dönemde çok fazla önemli gündemleri varken önemli gazetelerinden birinin asılsız haberlerden oluşan bu yazıyı manşete taşımış olması bir başka garabettir. Ayrıca onlarca yıldır, Türk Sanatı’na hamilik yapmış, Türkiye’de sanatın gelişmesi için maddi manevi büyük çabalar göstermiş bir aileye ait olan bu gazetenin Türkiye’nin en büyük müzayede şirketi ile ilgili bir haber yaparken daha itinalı davranması ve böyle bir yazı hazırlarken tarafımızdan konu ile ilgili bilgi alması gerekirdi.

Aşağıda “Basın Meslek İlkeleri”nin birkaç maddesini sizlerle paylaşmak isteriz;

  • Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
  • Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan ve iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.
  • Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.

Yukarıdaki Basın Meslek İlkeleri ışığında, sözkonusu gazetede manşetten yayınlanmış olan asılsız haberler içeren yazının takdirini okurlara bırakıyoruz. Şirket’imiz bu asılsız haberleri manşetten yayınlayan gazeteden ve bu gazeteden alım yapan diğer basın ve medya kuruluşlarından tekzip yapmalarını talep etmiştir. Basın Meslek İlkeleri’ni yerine getirmeyen kuruluşlar ve şahıslar ile ilgili hukuki ve cezai haklarımızı da saklı tuttuğumuzu beyan ederiz.

Saygılarımızla,